Mukayyed Ne Anlama Gelir? Bir Kelimenin Kalbimde Bıraktığı İz
Bazı kelimeler vardır, insan onları sadece sözlükte aramaz. Bir yerde duyar, bir cümlede karşılaşır ve hayatındaki bir anıya bağlar. “Mukayyed” kelimesi de benim için böyle bir kelime oldu. İlk duyduğumda anlamını bilmiyordum. Sanki eski bir kitabın sayfaları arasından çıkıp gelmiş, ağır ve uzak bir kelime gibiydi. Fakat zamanla bu kelimenin sadece bir anlamdan ibaret olmadığını, insanın kendini, sevdiklerini ve hayatını nasıl gördüğüyle ilgili olduğunu fark ettim.
Kayseri’de yaşadığım küçük ama benim için çok değerli olan hayatımda, günlük tutmak vazgeçemediğim bir alışkanlık. 25 yaşındayım ve çoğu insanın önemsemediği küçük ayrıntıları yazmayı seviyorum. Bir sabah içtiğim çayın tadını, sokaktan geçen eski bir satıcının sesini, annemin mutfakta söylediği bir cümleyi bile defterime geçiriyorum. Çünkü bazı anların tekrar yaşanmayacağını biliyorum.
Mukayyed kelimesiyle karşılaşmam da böyle küçük bir anın içinde gerçekleşti.
Eski Bir Defter ve Unutulmayan Bir Cümle
Geçen kış, odamı düzenlerken yıllardır açmadığım eski bir sandığı buldum. Sandığın içinde çocukluğumdan kalan birkaç fotoğraf, eski mektuplar ve dedemden kalma yıpranmış bir defter vardı. Defteri elime aldığımda içimde garip bir heyecan hissettim. Sanki geçmişim bana yeniden sesleniyordu.
Dedem çok fazla konuşan biri değildi. Duygularını kelimelerle anlatmak yerine davranışlarıyla gösterirdi. Bana her zaman “İnsan değer verdiği şeylere dikkat etmeli” derdi. O zamanlar bu sözün ne kadar derin olduğunu anlamazdım.
Defterin bir sayfasında şu cümleyi gördüm:
“İnsan, gönül verdiği şeylere karşı mukayyed olmalıdır.”
Bu cümle beni uzun süre düşündürdü. Önce kelimenin anlamını araştırdım. Mukayyed ne anlama gelir diye baktığımda; bağlı, ilgili, kayıtlı, dikkat eden, bir şeye önem veren anlamlarına geldiğini öğrendim. Bazı kullanımlarda ise bir şeyle sınırlı olmak veya bir kayda bağlı bulunmak anlamına da gelebiliyordu.
Ama dedemin cümlesindeki anlamı benim için bambaşkaydı. O, insanın sevdiği şeyleri öylesine geçmemesi gerektiğini anlatıyordu. Bir insana, bir hatıraya, bir değere karşı özenli olmayı ifade ediyordu.
O an içimde hem bir mutluluk hem de büyük bir hüzün oluştu. Çünkü dedem artık yanımda değildi ve onun söylemek istediği birçok şeyi ancak yıllar sonra anlayabiliyordum.
Mukayyed Olmak Hayata Başka Bir Gözle Bakmak Demekti
O günden sonra günlüklerime yazdığım cümleler değişmeye başladı. Önceden sadece yaşadığım olayları anlatırken, artık o olayların bende bıraktığı duyguları da yazıyordum.
Mesela bir akşam Kayseri’nin soğuk sokaklarında yürürken kar yağmaya başladı. Normalde insanlar hızlıca evlerine gitmeye çalışıyordu. Ben ise kaldırım kenarında durup kar tanelerini izledim. O an içimde garip bir huzur vardı.
Günlüğüme şöyle yazdım:
“Bugün kar yağarken hayatın ne kadar hızlı geçtiğini düşündüm. Belki de bazı güzelliklere karşı daha mukayyed olmalıyım. Çünkü fark etmediğim her şey, bir gün sadece hatıra olarak kalabilir.”
Bu kelime bana aslında dikkat etmeyi öğretti. İnsan bazen elindeki güzellikleri kaybetmeden önce onların değerini anlayamıyor. Sevdiğimiz insanların sesini, birlikte içtiğimiz bir kahvenin sıcaklığını, ailemizle yaptığımız sıradan sohbetleri normal kabul ediyoruz.
Oysa hayat, küçük ayrıntıların toplamından oluşuyor.
Bir Hayal Kırıklığı ve Öğrendiğim Ders
Hayatımda beni derinden etkileyen bir dönem oldu. Çok güvendiğim bir arkadaşım, zor zamanımda yanımda olmadı. Ona büyük bir değer vermiştim. Onunla paylaştığım anların gerçek olduğuna inanmıştım.
Fakat işler benim beklediğim gibi ilerlemedi.
O günlerde büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. Kendimi sorguladım. “Ben mi fazla önem verdim?” diye düşündüm. İçimde kırgınlık ve üzüntü vardı. İnsan bazen birine verdiği değerin karşılığını göremeyince kendini yalnız hissedebiliyor.
Bir gece yine günlüğümü açtım. Uzun süre hiçbir şey yazamadım. Sonra dedemin o cümlesi aklıma geldi.
“İnsan, gönül verdiği şeylere karşı mukayyed olmalıdır.”
Bu kez kelimenin başka bir yönünü düşündüm. Evet, değer vermek güzeldi ama insan kendini tamamen kaybetmeden değer vermeliydi. Bağlı olmak ile kendini unutmak arasında ince bir çizgi vardı.
O gece ilk defa şunu anladım: Mukayyed olmak, sadece bir şeye bağlı kalmak değildir. Aynı zamanda neye, neden ve nasıl bağlandığını bilmektir.
Kayseri’de Sessiz Bir Akşamın Bana Öğrettikleri
Kayseri’de akşam saatleri bana her zaman farklı hisler verir. Şehrin tarihi dokusu, eski sokakları ve sakinliği insanı düşünmeye yönlendirir. Bir gün işten dönerken eski bir binanın önünde durdum. İnsanların yıllardır aynı sokaktan geçtiğini, aynı taşlara bastığını düşündüm.
Belki de hayat dediğimiz şey, farkında olduğumuz küçük izlerden oluşuyordu.
Eve geldiğimde annem mutfakta yemek hazırlıyordu. Ona sarıldım. Belki de uzun zamandır yapmadığım kadar içten bir şekilde sarıldım. Annem şaşırdı ve “Bugün bir farklısın” dedi.
Gülümsedim.
Çünkü o gün bir şeyi fark etmiştim. Sevdiklerimize değer verdiğimizi söylemek için büyük olaylara ihtiyacımız yoktu. Bazen küçük bir sarılma, kısa bir telefon konuşması veya samimi bir teşekkür yeterdi.
İşte mukayyed olmak benim için böyle bir anlam kazandı. Hayatın içinde kaybolmadan, hayatın değerli taraflarına dikkat etmek.
Mukayyed Kelimesinin Günlük Hayatımdaki Yeri
Şimdi bu kelimeyi her duyduğumda aklıma sadece sözlük anlamı gelmiyor. Aklıma dedemin defteri, kar yağarken hissettiğim huzur, yaşadığım hayal kırıklıkları ve yeniden kurduğum umutlar geliyor.
Bir kelime bazen insanın hayatına dokunabilir.
Mukayyed; bağlı, ilgili ve dikkatli olmak demektir. Fakat benim için bundan daha fazlasıdır. Bana sevmeyi, değer vermeyi ve sahip olduklarımı fark etmeyi hatırlatan bir kelimedir.
Bazen hayatın içinde çok fazla koşuyoruz. Geleceği düşünmekten bugünü kaçırıyoruz. Daha fazlasını isterken elimizde olanların güzelliğini unutuyoruz. Oysa insan biraz durup bakmayı öğrenmeli.
Bir dostun samimi sözünü, ailenin sıcaklığını, eski bir fotoğrafın taşıdığı anıyı, sessiz bir akşamın huzurunu fark etmeli.
Çünkü bazı şeyler kaybedildikten sonra geri gelmiyor.
Bu yazımızda “Mukayyed ne anlama gelir” konusunu tüm detaylarıyla ele aldık. Ercak sayfamızı takip etmeye devam edin!
Bir Kelimeden Fazlası: Hatıralara Bağlanmak
Geçenlerde yine dedemin defterini açtım. Aynı sayfaya baktım. Yazının kenarlarında zamanın bıraktığı izler vardı. Sayfalar eskiydi ama içindeki anlam hâlâ canlıydı.
Kendi günlüğüme de aynı cümleyi yazdım:
“Hayatıma, sevdiklerime ve bana değer katan küçük anlara karşı mukayyed olacağım.”
Bunu yazarken içimde büyük bir umut vardı. Çünkü insan geçmişinden ders aldığında geleceğe daha sağlam bakabiliyor.
Ben artık biliyorum ki hayat sadece büyük başarılarla veya büyük değişimlerle ölçülmüyor. Bazen bir akşam sohbetinde, bazen eski bir defterin sayfasında, bazen de anlamını yeni öğrendiğimiz bir kelimede saklı oluyor.
Mukayyed ne anlama gelir diye soran birine artık sadece “bağlı ve ilgili olmak” demem. Ona, bu kelimenin bana öğrettiği şeyi anlatırım.
Derim ki:
Mukayyed olmak, değer verdiğin şeyleri görmezden gelmemektir. Kalbinden geçenleri önemsemektir. Hayatındaki güzelliklere karşı duyarlı olmaktır.
Belki de hepimizin biraz daha mukayyed olmaya ihtiyacı var.
Çünkü insan, gerçekten değer verdiği şeylere dikkat ettiği sürece hayatın anlamını daha iyi hissediyor.
Benzer Konular: Astrolojide karşılıklı açı ne anlama gelir ?