İçeriğe geç

5 kilo alınca meme büyür mü ?

Bugün Ercak sayfasında “5 kilo alınca meme büyür mü” üzerine hazırladığımız içeriği sizlerle buluşturuyoruz.

5 kilo alınca meme büyür mü? Kayseri’de Aynanın Karşısında Başlayan Sessiz Hikâye

Soğuk Bir Sabah ve Aynadaki Değişim

Kayseri’de sabahlar hep biraz sert başlar. Hava keskin, ışık soluk, şehir sanki daha uyanmadan bile yorgundur. Ben ise 25 yaşındayım ve son aylarda kendimi daha fazla izlemeye başladım. Özellikle aynada.

O sabah, odamın perdesi yarı aralıktı. İçeri giren ışık yüzümü tam aydınlatmıyordu ama yine de kendimi net görüyordum. Üzerimde eski, biraz bol duran beyaz tişörtüm vardı. Ama o sabah o tişört bile farklı geldi gözüme. Sanki ben değişmiştim, kumaş değil.

Tartıya çıktığımda rakamı görünce içimde küçük bir şaşkınlık oldu. 5 kilo. Ne çok büyük bir artış ne de görmezden gelinecek bir şey. Ama zihnim hemen o soruya takıldı: “5 kilo alınca meme büyür mü?”

Bunu ilk kez yüksek sesle söylemedim tabii. Kimseye. Sadece içimden tekrar ettim. Bir soru gibi değil de, kendimi yoklayan bir cümle gibi.

Aynaya tekrar baktım. Göğüs bölgeme bakarken garip bir dikkat kesilme hali vardı içimde. Sanki orada bir değişim arıyordum ama bulamıyordum. Aslında belki de bulmak istediğim şey fiziksel bir değişim değil, kendime dair bir onaydı.

O an fark ettim: mesele sadece kilo değildi. Mesele, bedenimin beni ne kadar “ben” hissettirdiğiydi.

Günlük Defterime Yazdığım İlk Cümle

Ben hep yazarım. Kayseri’nin o sessiz akşamlarında, bazen çaydanlık fokurdarken, bazen radyoda eski bir şarkı çalarken defterime bir şeyler karalarım. O gün de yazdım.

“Bugün 5 kilo almışım. Garip hissediyorum. Sanki bedenim bana bir şey anlatmaya çalışıyor ama anlamıyorum.”

Kalemi bıraktığımda içimde hafif bir sıkışma vardı. Çünkü kilo almak bana sadece fiziksel bir değişim gibi gelmiyordu. Daha çok, kontrolü kaybetmek gibi.

Ve işte tam orada o soru tekrar geldi: “5 kilo alınca meme büyür mü?”

Bu sorunun altında başka bir şey vardı aslında. Kendimi kadın gibi hissedip hissetmediğim, bedenimin beni nasıl temsil ettiği, başkalarının beni nasıl gördüğü… Hepsi birbirine karışmıştı.

Deftere bir cümle daha ekledim:

“Keşke değişimi sadece tartıda değil, aynada da net görebilseydim.”

Ama göremiyordum.

Arkadaş Sohbetinde Dökülen Gerçekler

O hafta sonu Melis’le buluştuk. Kayseri Park’ın içinde dolaşıyorduk. Ellerimizde kahve, dışarıda rüzgâr, içeride kalabalık.

Melis her zamanki gibi direktti. Benim dolaylı düşünmelerimi hiç sevmezdi.

“Sen kilo mu aldın?” dedi bir anda.

Bir an durdum. İnsan böyle soruları hep hazırlıksız yakalanınca daha çıplak hissediyor.

“Biraz,” dedim. “5 kilo kadar.”

Melis başını salladı. “Belli oluyor ama kötü değil.”

O an içimde bir şey kıpırdadı. Kötü değil… Bu cümle beklediğimden daha önemliydi.

Ama yine de içimdeki soru susmadı. Kahvemi karıştırırken ona bakmadan sordum:

“5 kilo alınca… sence meme de büyür mü?”

Melis bir an güldü. Ama alaycı değildi. Daha çok şaşkın bir gülüş.

“Niye bunu düşünüyorsun ki?” dedi.

Omuz silktim. Gerçeği anlatmak zordu. Çünkü bu soru aslında bedenimle barışıp barışmadığımın bir parçasıydı.

“Bilmiyorum,” dedim. “Sanki her şey değişiyor ama hiçbir şey değişmiyor gibi hissediyorum.”

Melis kahvesinden bir yudum aldı. “Bazı bölgeler değişir, bazıları değişmez. Bu çok normal.”

Normal kelimesi içime garip bir rahatlık verdi. Ama tam olarak yetmedi.

Çünkü ben “normal”i değil, “benim olanı” anlamak istiyordum.

Bedenle Sessiz Pazarlık

Sonraki günlerde kendimi daha çok incelemeye başladım. Duştan sonra aynanın buğusunda silik görüntümü izlemek, kıyafetlerin üzerimde nasıl durduğunu tartmak gibi küçük alışkanlıklar oluştu.

Kilo almak garip bir şeydi. Sanki bedenimle aramda sessiz bir pazarlık başlamıştı. O bana biraz yumuşaklık veriyor, ben ona biraz kontrol kaybı bırakıyordum.

Göğüs bölgem ise bu hikâyenin en sessiz parçasıydı. Ne bağırıyordu ne değişiyordu. Sadece oradaydı.

Ve ben her sabah kendime aynı soruyu soruyordum:

“5 kilo alınca meme büyür mü?”

Bazen bu soruya cevap ararken aslında başka bir şeyi aradığımı fark ediyordum: görünür olmayı.

Kadın gibi hissetmeyi, ama sadece başkalarının bakışıyla değil, kendi içimde.

Bir sabah defterime şunu yazdım:

“Bedenim değişiyor ama ben hala aynı sorunun içinde sıkışmış gibiyim. Belki de sorun değişim değil, beklenti.”

O an içimde hafif bir kırılma oldu. Çünkü ilk kez kendime dürüsttüm.

Kayseri’nin Sessiz Sokaklarında Düşünmek

Akşam yürüyüşlerine çıktım birkaç gün sonra. Kayseri’nin sokakları akşamları başka bir hale bürünür. İnsanlar azalır, ışıklar sertleşir, rüzgâr daha net hissedilir.

Bir marketin önünden geçerken cam vitrine baktım. Kendimi gördüm. Ve o an fark ettim: bedenim bana yabancı değildi, sadece benim sandığım kadar tanıdık da değildi.

5 kilo… Küçük bir sayıydı ama zihnimde büyük bir yer kaplamıştı.

O an içimden bir ses yükseldi:

“Sen aslında değişmekten korkmuyorsun. Sadece değişimin seni nereye götüreceğini bilmiyorsun.”

Durup kaldım kaldırımda. İnsanların geçişini izledim. Herkes bir yere gidiyordu. Ben ise sanki kendime yetişmeye çalışıyordum.

Göğüslerim, kilom, bedenim… Hepsi birer parça gibi ama ben onları birleştiremiyordum.

Gerçeğin Yavaş Yavaş Netleşmesi

Zaman geçtikçe şunu fark ettim: 5 kilo almak her şeyi değiştirmiyordu. Ama benim kendime bakışımı değiştiriyordu.

Evet, bazı bölgelerde küçük farklılıklar vardı. Ama beklediğim dramatik değişim yoktu. Bu bile başlı başına bir yüzleşmeydi.

Bir gece defterime uzun uzun yazdım:

“Belki de bu soruyu yanlış soruyorum. ‘5 kilo alınca meme büyür mü?’ değil de, ‘ben neden bu kadar değişim arıyorum?’ diye sormalıyım.”

Kalemi bıraktığımda içimde tuhaf bir sakinlik vardı. İlk defa bir cevap bulmuş gibi değil, doğru soruyu bulmuş gibi hissettim.

Bedenim bana karşı değildi. Sadece kendi ritminde ilerliyordu.

Ve ben onu acele ettiriyordum.

Kendime Yaklaştığım An

Bir sabah yine aynanın karşısındaydım. Bu kez daha sakin.

Tişörtüm aynıydı, ışık aynıydı, ben aynıydım. Ama bakışım farklıydı.

Göğüs bölgeme bakarken artık bir test yapmıyordum. Sadece görüyordum.

Kilo almak beni değiştirmişti ama düşündüğüm şekilde değil. Beni daha çok düşünmeye, sorgulamaya ve en önemlisi kendime bakmaya itmişti.

Ve sonunda içimdeki o soruya daha dürüst bir cevap oluştu:

“Evet, bazı değişimler olur ama asıl değişen şey beden değil, ona bakışın.”

O an ilk kez içimde bir rahatlama hissettim. Büyük bir aydınlanma değil, sessiz bir kabulleniş.

Son Düşünce Gibi

Kayseri’nin soğuk sabahları hala aynı. Aynalar hala aynı. Ama ben artık aynı bakmıyorum.

5 kilo, bana sadece bedenimi değil, kendime sorduğum soruları da gösterdi. Ve bazı soruların cevabı, sandığım kadar önemli değilmiş.

Önemli olan, o sorularla kendime ne kadar yaklaştığım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://hazera.com.tr https://simplepresent.com.tr https://avimer.com.tr Sitemap
https://betci.co/ilbetilbet.casinoilbet.onlinebetexperbetexper.xyzelexbet canlı