Ya Allahu Teala Ne Demek? Bir Anın İçindeki Derin Anlam
Kayseri’de, bir akşam vakti, şehrin o sakin atmosferine rağmen içimdeki fırtınayı dinlemeye çalışıyordum. O gün çok yorulmuştum; işler, insanlar, hayatın getirdiği sorumluluklar derken içim sıkılmıştı. Şehrin sesi dışarıdan ince ince gelirken, ben de kendimi bir an için suskun hissettim. Yorgun bir ruh halindeydim. Gözlerim, her şeyin normal olduğunu gösteren, ama aslında içimde çok şeyin biriktiği o anlara odaklanmıştı.
O gün, bir olay yaşadım. O kadar basit bir şeydi ki, birisi bana “Ya Allahu Teala” dediğinde, bu kadar derin bir etki bırakacağını hiç tahmin etmezdim. Ama işte bazen hayat, en basit anlarda, en derin anlamları sunar.
Başlangıç: O Anki Hayal Kırıklığı
Bir arkadaşım var, çok yakın değil ama yıllardır tanıyorum. Herkesin arasında, biraz sessiz ama çok bilge. Her zaman doğruyu söyleyen, yargılamadan insanları dinleyen biri. Ama o gün, onunla konuşurken bir şeyler farklıydı. Konu çok basitti aslında; bir iş meselesi, bir yanlış anlaşılma. Ama bu konuşma, hiç beklemediğim bir şekilde beni derinden etkiledi.
Her zamanki gibi, kaygılarımı, içimdeki belirsizlikleri ona açmak istedim. Kafamda deli gibi dönen sorular vardı. “Ya yanlış yapıyorsam?” diye düşündüm. “Ya başarısız olursam?” Bir yanda kendi içimdeki korkularıma yenik düşerken, bir yanda da bu kadar sıradan bir meseleye böyle takılmamın aptallık olduğunu hissediyordum. Ama işte, ne zaman bir sorunum olsa, bir şekilde kendimi ona açmak zorunda hissediyorum.
> Ben: “Yani… Bütün bu olan bitene dair hala hiçbir şey bilmiyorum. Her şey karışık. Çok yoruldum.”
> O: “Ya Allahu Teala… Bazen bu kadar kaybolduğumuzu hissederken, hep bir yerden çıkıp bir şeyler bize yol gösteriyor.”
O Anın İçindeki Duygularım
Bana her zaman doğruyu söyleyen, ne olursa olsun her zaman sakin kalan arkadaşımdan duyduğum bu sözler, içimi bir anda döndürdü. Ne kadar korksam da, belki de içimdeki gücü bulmam için biraz çaba harcamam gerektiğini fark ettim. “Ya Allahu Teala” demek, belki de kaybolduğumuzu düşündüğümüz anlarda, hayatın nasıl bir şekilde yönlendireceğini kabul etmekti. Bu sözcükler bana, aslında bir şeyleri kontrol edemediğimiz zamanlarda bile bir teselli bulabileceğimizi hatırlattı.
Bu kadar basit bir şeyin içinde, kelimelerin gücü o kadar derindi ki. Kendimi çok kötü hissettiğim anlarda, her şeyin belirsiz olduğu zamanlarda, ne zaman bir kaybolmuşluk hissi sararsa, o sözcük bana bir yol gösterdi. İşte o an, derin bir hayal kırıklığı hissiyle doluyken, bir anlamda içimde bir umut ışığı yanmaya başladı. Belki de işte böyle kaybolarak, kaybolduğumuzu hissederek bulabileceğimiz yerler var.
Bir Başka An: Gözlerimdeki Umut
Birkaç hafta sonra, işler biraz daha rayına girmeye başlamıştı. Artık o yoğun kaygı yerini, belirgin bir çözüm arayışına bırakmıştı. Bir akşam yine o arkadaşımı aradım, belki de daha fazla destek almam gerektiğini düşündüm. Ama bu sefer, ona bir şeyler söylemek istiyordum. O sözleri, o “Ya Allahu Teala”yı başkalarına da hissettirmek istiyordum.
> Ben: “Bazen insan çok kayboluyor, ya da ne olacağını bilmiyor. Ama sonradan, o kaybolmuşluk anlarında da bir şeyler fark ediyorsun, değil mi? Bunu aslında çok geç fark ettim.”
> O: “Evet, bazen kaybolmamız lazım, bulabilmemiz için. Bir anlamda, kaybolmuş olmak, gerçek yolu görmek için bir fırsat olabilir.”
İçimde yine bir şeyler hareketlenmeye başladı. Hayatın inişli çıkışlı ritminde, kaybolmak belki de normal bir şeydi. Belki de bu kaybolmuşluk, kendimize en yakın olduğumuz andı. “Ya Allahu Teala” diyerek, o anın içindeki belirsizliği kabullenmek, o kaybolmuşluğu bir yıkım olarak görmek yerine bir dönüşüm gibi kabul etmekti.
O Anı Kendi İçimde Bulmak
Bir süre sonra, Kayseri’de, her zamanki yürüyüşümü yaparken, o sözleri tekrar hatırladım. Şehrin dar sokaklarında yürürken, o “Ya Allahu Teala” cümlesi içimde yankılandı. Evet, belki kaybolmuştum ama şimdi daha çok şey fark ediyordum. Hayatımda bu kadar yoğun duygular yaşarken, belki de bana bu kaybolmuşluk gerekliydi. İyi ya da kötü, belki de hepimiz bir noktada kayboluyorduk. Ama o kaybolmuşluk, her zaman yeni bir anlam yaratıyordu.
İşte o an, yürürken, her şeyin bir anlamı olduğunu düşündüm. O basit ama derin söz, bir şeyler kaybolduğunda bile yeniden bir yol bulunabileceğini hatırlattı. Duygularımız, hayal kırıklıklarımız, karamsarlıklarımız, hepsi bir şekilde bizi daha güçlü kılıyordu. Kaybolduğumuzda, belki de biz zaten bir yere doğru yol alıyorduk.
Sonuç Olarak…
“Ya Allahu Teala” sadece bir kelime değil, kaybolduğumuz anların içinde bir rehber olabilir. Her kayboluş, bir buluşa dönüşebilir. İçimdeki hayal kırıklıklarını kabul etmek, onları birer fırsata çevirmek için, o iki kelime bana hep bir hatırlatıcı oldu. Kaybolmamıza gerek yokmuş gibi görünse de, belki de kaybolduğumuz her an, aslında en yakın olduğumuz yerdir.